Otuz yapraklı gül şehri... Mavisiyle yeşilin, hasret ile hüznün bir araya geldiği tarihi ilçe DARENDE…Adını duyduğumda dahi içimde dayanılmaz bir huzur yükselir. Çünkü sadece haritada bir nokta ya da bir ilçe değil; kalbimde yaşayan bir memleket sevgisidir bende ki. Darende yi anlatmak kelimelere sığmaz. Çünkü burası taşında tarih, suyunda huzur, insanında sevgi taşıyan eşsiz bir yerdir. Her karesinde geçmişin izleri, her köşesinde hatıraların sıcaklığı vardır. Her adımı emek her dokunuşta alın teri doludur.
7000 yıllık tarihi olan bu heybetli topraklar, Hititlerden kalma bir yerleşim merkezidir. Geçmişte Timelkia, Tiranda, Triyandafil, Derindere isimleriyle anılmış bu ilçe daha sonraları da Darende ismi ile gönüllere taht kurmuş ve tarihten buyana dimdik ayakta durmuştur. Her karesi buram buram tarih kokarken birçok masallara hikayelere de konu olmuştur. Sokaklarında yürürken dahi geçmişine dokunur insanın. O taşların arasında kimbilir ne saklı hikayeler,avuçlarda rüzgarın savurup göğe yükselttiği ne dualar vardır. Karış karış her adımında ayrı bir sükunet, her penceresinde farklı bir hatıra gizlidir.
Gezilecek görülecek huzur veren öğle güzel tarihi bir yapısı vardır ki anlatmakla bitirilemez. Mesela Somuncu Baba... Manevi iklimi Darende’ye bambaşka bir anlam katarken oraya giden ziyaretçiler sadece bir ilçe ziyaret etmez, aynı zamanda ruhunu dinlendirirler. İçine huzur dolan bir dua gibi sarar ziyaret edenlerin yüreklerini.
Ya Günpınar şelalesi... sesi bile kalbe umut verir, yaşamı hatırlatır. Hoyratça çağlaması her taşa sabırla çarparak suyun sakinleşip dizginlenip sabıra dönüşmesi büyük bir hikmettir yaradanından. Ve sonrasında güzelliğini ve doğallığını kaybetmeden zamanın içine akıp gitmesi... Aynen destansı bir masal gibi.
Bu coğrafyayı güzel yapan belki de havayı teneffüs eden orada hayat bulan insanıdır... Gönlü geniş, sözü samimi, misafirperverliği, o yüreği güzel vefalı insanlar.Çalışkanlıklarını da unutmamak gerekli. Bide söylemeden geçmemek lazım diye düşünüyorum ki; bu yöreye bu ilçeye özgü bir dili vardır. Gizli dili HAZEYNCE ... başlı başına bir lisandır aslında. Şimdi anlatmaya kalksam sayfalar sürer. Ama size sadece bir kaç örnek verebilirim hazeynceden.
Arif olma: Anlama
Cinik: Kız çocuğu
Cort: İşe yaramaz , kötü
Giş olma: Kaybolma yok olma
Löök: Delikanlı
Milih : Güzel
Pullo: Polis
Taka: Küçük pencere
Zengili: darendeli hemşehri vs...
İlçeyi daha yaşanılır kılmak, Darende’yi geleceğe daha güçlü taşımak için emek veren insanları da unutmamak lazım. İlçemize yıllarca hizmet veren belediye başkanlarımızın çalışmaları, Darende’nin gelişmesine katkı sağlarken bu güzellikleri korumaya da vesile oluyor tabi ki.
Hadi o zaman hizmet veren belediye başkanlarımızı saymışken bir kez de hizmet geçmişine bakalım mı?
Mehmet Emin Efendi - 1868
Kara Emin (Özköse)
Mustafa Bey (Kaftan )
Mustafa Efendi (Çalıkzade)
İsrail ÖĞÜTEN ( İsrail Efendi)
Veli EREN - 1926 - 1934
Taha Buyurgan ( Taha Efendi ) 1934 - 1944
Mustafa ÖZALP 1944 - 1950
Ahmet ÇOMOĞLU 1950 - 1958
Rıfat ZALOĞLU 1958 - 1960
Selahattin ÇOMOĞLU 1963 - 1977 / 1989 - 1994
Abdullah KARAKURT 1977 - 1980 / 1984 - 1989
Sıtkı ÖZİNAL 1999 - 2004
Memduh ÖNAL 1994 - 1999 / 2004 - 2009
Süleyman ESER 2014 - 2019
İSA ÖZKAN 2009 - 2014 / 2019 - 2024
Hizmet bayrağını devralan ve şuan görev yapan Darende belediye başkanımız Alican BOZKURT’ un Darende için gösterdiği gayret ve hizmetler, ilçemizin her geçen gün daha da güzelleşmesine katkı sağlamaktadır. Yapılan çalışmalar, Darende’ye duyulan sevdanın ve sorumluluğun en güzel göstergesidir.
Ben Darende’yi bir ilçeden öte, bir duygu gibi taşıyorum içimde….
Ne kadar uzak olsam da aklımın bir köşesinde hep o sokaklar, o medeniyet kokusu ve de huzur kalıyor. Ozaman minik bir dörtlükle son noktayı koyalım.
Ey otuz yapraklı gül şehri Darende ,adın düşse dilime yüreğim şahlanır durur.
Dağların heybetli , suyun hırçın, duruşun mağrur.
Bağrında tarih , ufkunda yiğit birsevda bağdaş kurmuş oturur.
Şahit olsun ki zaman, senin güzelliğin yazılan en güzel destan olur.


