Bugün 6 Şubat depreminin, bugün 6 Şubat kara gününün 3.yılı.
Rabbim bu millete birdaha böyle bir felaket yaşatmasın. Karların altında bir felaketi sormayın gitsin. İnsanlar perperişan deprem bir taraftan soğuk kar bir taraftan, herşeyden önce çaresizlik bir taraftan çırpınıp duruyor insanlar. Kucagında çocukları, çocuklar aglıyor, anne üşüyorum, baba üşüyorum diye inliyorlar. O soğukta o kar altında aklıma şairin bir dörtlüyü geliyor.
Açlıga neysede soğuğa dayanamadık.
Bir tabut çalıp yaktık.
Allah bizi af etsin.
Evet işte böyle. Çocuklar üşüyoruz anne üşüyoruz baba dedikçe insanın gözündeki yaşlar inanki kuruyor.
Evet büyük bir felaket yaşadık. O gün meydanlarda olmayan hatta sonradan meydanlara çıkanlar. İnsanlar soğukta karda titrerken çadırlarda sıcak çorbalarını içenler.
Sonra meydanlarda nutuk atar oldular.
Ne diyelim kime ne diyelim. Buda bizim bir imtihanımız olsun. Buda bize bir ders olsun.
Bir kar yağar ince ince
6 Şubat gelince.
Çıglıklar arşa yükselir.
Kurtaran, kurtaran yokmu derce.
Evler yıkılır, yuvalar yok olur.
Deprem, deprem deprem olunca.
Yıkılmış insanlar gözyaşları kurur.
Tedbir almayanları dinleyince.
İnlemeler, çıglıklar gelir binalardan
Yokmu yokmu bizi kurtaran diye.
İnsanlar şaşırmış çaresizdir o an.
Nutuklar atar o an ortada olmayanlar.
3 yıl geçmiş aradan
Hala yaralarımız kanıyor.
Kutu gibi konyenerde
İnsanlar yaşamaya sarılıyor.
Boş boş nutuk atanlar ortalarda dolaşıyor.
Derki ekberim.
Yananda biz, ölende biz.
Yurdu yuvası dagılanda biz.
O gün meydanlarda olmayanların
Bugün mezarlıkta andıklarıda biz.
Saygılarımla.


