Kazım ERAYABAKAN

Tarih: 24.01.2026 13:02

Konteynerler Yanıyor, Sorumluluk Susuyor

Facebook Twitter Linked-in


İşçilerin kaldığı konteynerlerde çıkan yangınlar artık şaşırtmıyor. Çünkü bu yangınlar ne ilk ne de son. Farklı şantiyelerde, farklı zamanlarda aynı görüntüler yaşanıyor: alevler, duman, panik… Ardından kısa bir sessizlik. O sessizlikte ne gerçek bir denetim var ne de açık bir sorumluluk.
 

Bu yazı tek bir şantiyeye, tek bir sorumluya değil; genel bir ihmale yöneliktir. Çünkü konteyner yangınları sadece bir yerde yaşanmıyor. Farklı şantiyelerde, farklı alanlarda, aynı senaryo tekrar ediyor. Ve bunu herkes biliyor.
 

İşçilerin kaldığı konteynerlerde yangın çıkıyor. Bazen dumandan etkilenenler oluyor, bazen yaralananlar. İtfaiye geliyor, tutanak tutuluyor, olay kapanıyor. Sonra başka bir şantiyede, başka bir konteynerde aynı şey yaşanıyor.
Bu tablo artık tesadüf değil, sistemli bir denetimsizliğin göstergesidir.
 

Yerel yöneticilere açıkça soruyoruz:
 

Bu yangınların farklı şantiyelerde tekrar etmesi size ne anlatıyor?
Neden ortak bir denetim ve önlem mekanizması hâlâ kurulmadı?
Elektrik tesisatları kontrol edilmiyor, ısınma sistemleri denetlenmiyor, yangın ekipmanları ya eksik ya da çalışmıyor. Bunlar bilinmeyen sorunlar değil. Buna rağmen neden sahaya inilmiyor?
 

İllaki bir can mı kaybedilecek?
 

Bir işçi hayatını kaybetmeden mi bu konu ciddiye alınacak?
Bu yangınlar kamu malına zarar veriyor, kamu kaynaklarını tüketiyor. Ama asıl tehlike, bir gün geri dönüşü olmayan bir can kaybının yaşanmasıdır. O gün geldiğinde sorumluluk sadece şantiye sahibinde değil, görevini yapmayan herkesin üzerinde olacaktır.
 

Bu bir çağrıdır:
 

Denetimleri kâğıt üzerinde değil, sahada yapın.
Önlemleri olaydan sonra değil, olay olmadan önce alın.
Çünkü bu artık tekil bir sorun değil.
Bu, göz göre göre büyüyen bir kamu güvenliği meselesidir.

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —